[Başyazı / Ağustos, 1932]
Türkiye’de halledilmesini bekliyen bir tütün, bir afyon meselesi olduğu gibi bir de üzüm meselesi vardır. En mühim ihracat mahsullerimiz gibi üzüm de satış imkânsızlıkları ile karşılaşmaktadır. Fakat bütün bu imkânsızlıklar tıpkı diğer mahsullerimizde olduğu gibi bir organizasyon fıkdanından doğmaktadır. Meselâ üzümcülükte harpten evvel piyasayı dikte etmek vaziyetinde bulunan Türkiye bugün bu hâkim mevkiini tamamen kaybetmiştir. Bu piyasayı kaybetme keyfiyeti hem istihsalinin hacmi hemde satış imkânları noktai nazarındandır.
Bazı rakamlara bakalım:
Çekirdeksiz kuru üzüm yetiştiren memleketler:
| - | 1913 | 1925-31′de vasatî istihsal (ton) |
| 1- Kaliforniya | 8.040 | 240.000 |
| 2- Yunanistan | 106.240 | 120.000 |
| 3- Türkiye | 52.000 | 50.000 |
| 4- Avusturalya | 500 | 45.000 |
| 5- İran | 30.000 | 40.000 |
| 6- İspanya | 24.000 | 16.000 |
Son sekiz sene zarfında Kaliforniya istihsali 10 misli, Avusturalya’nın 6 misli, İran’ın 2 misli artmıştır. Türkiye ise harpten evvel dünya rekoltesinin dörtte birini verirken bugün onda birini vermektedir.
Rakip memleketler istihsallerini mütemadiyen tevsi ederek piyasalar fetederken bizim üzümlerimiz mütemadiyen fiatlarından kaybetmişlerdir.
Senelere göre fiatların seyri:
| Sene | Azamî | Asgarî | Vasatî |
| 1922/24 | 80-100 | – | – |
| 1925 | 74 | 28 | 49.46 |
| 1926 | 63 | 32 | 49.66 |
| 1927 | 62 | 28 | 44.00 |
| 1928 | 51 | 16 | 27.00 (büyük sukut senesi) |
| 1929 | 60 | 20 | 29.00 (büyük yağmur senesi) |
| 1930 | 60 | 20 | 32.00 |
| 1931 | 60 | 30 | 40.00 (Türkiye ve Yunanistanda büyük donlar) |
Harpten sonra bilhassa son senelerde kaybettiğimiz büyük piyasalardan en mühim ikisini misal alalım:
İngiltere’ye en ziyade üzüm ithal eden memleket (Korenk üzümü hariç olmak üzere) vasatî 30.000 tonla Avusturalya’dır. Diğer memleketler şunlardır:
| Türkiye | 16.000 tonla 2inci |
| İspanya | 16.000 tonla 3üncü |
| Girit | 2.000 tonla 4üncü |
| Yunanistan | 1.800 tonla 5inci |
| Rusya | 1.600 tonla 6inci |
| Cenubî Afrika | 1.000 tonla 7inci |
| Sair memleketler | 4.600 |
Türkiye’nin İngiltere’nin üzüm ithalâtında mevkii onda birdir. Halbuki harpten evvel 1912′de Türkiye İngiltere’ye 21.000 ton üzüm ithal ederek birinci gelirdi. 1912′de İngiltere’nin umumî üzüm ithalâtı 24.000 tondu. Harbi müteakıp üzüm istihlâk piyasası fevkalâde genişliyerek istihlâk hemen iki misli oldu. Türkiye bu fırsattan istifade edememiş ve İngiltere’ye olan satışları üç misli düşmüştür.
Almanya’ya üzüm ithal eden başlıca memleketler:
| - | 1930 | 1931 |
| Türkiye | 17.000 | 13.000 |
| Yunanistan | 6.000 | 6.500 |
| İran | 500 | 5.000 |
| Kalifornia | 6.000 | 6.000 |
Almanya’da birincilik mevkiimizi nisbeten muhafaza etmekle beraber son senelerde vaziyetimiz şöyle olmuştur:
1926 senesinde Almanya üzüm ithalâtının yüzde 63.4′ünü Türkiye verirken 1930 senesinde 54.8′ini vermiştir. Yunanistan ise 1926′da Almanya ithalâtında yüzde 13.13 yer tutarken 1930′da hissesi yüzde 18.7 olmuştur.
Hamburg piyasasında rakiplerimizin mükemmel propaganda teşkilâtları vardır. Mükemmel satış teşkilâtları vardır. Bu işler için hem devlet hem fertler müttehiden çalışır. Rakiplerimiz hem istihsali hem satışı organize etmişlerdir. Halbuki biz bu güne kadar teşkilât namına bir şey yapmadık. Diğer mahsullerimiz gibi üzüm mahsulümüz de başı boş kaldı. İrili ufaklı mutavassıtların tağşişlerine, her türlü hilekârlıklarına mevzu oldu.
Üzüm satışlarımızın başı boşluğuna bir misal verelim:
1932 mart piyasasına göre Hamburg’ta fiatlar:
| - | 4 mart | 17 mart | 31 mart |
| Üzüm numarası | (florin) | ||
| 7 | 43 | 42 | 43.2 |
| 8 | 44 | 43 | 45 |
| 9 | 45 | 45 | 47 |
| 10 | 50 | 49 | 51 |
| 11 | 53 | 54 | 55 |
| Üzüm numarası | 17 şubatta | Okka ve Türk lirasına tahvil edildikten sonra |
| 7 | 44 florin | 48.00 kuruş |
| 8 | 45 florin | 49.00 kuruş |
| 9 | 47 florin | 51.18 kuruş |
| 10 | 51 florin | 55.57 kuruş |
| 11 | 55 florin | 60.00 kuruş |
Mart nihayetinde fiatlar okka başına vasatî üç kuruşluk bir tenezzül gösterdiği halde mart ayı zarfında Türkiye piyasalarında ihracatçı tüccarların tevlit ettikleri panikimsi hareket yüzünden 7 numaralı üzüm 30 kuruşa ve 10 numaralısı da 38 kuruşa satılmıştır. Hamburg’un 3 kuruşluk tahavvülüne nazaran piyasamızda 10 kuruşluk bir tahavvül olmuştur.
Burada ihracat tüccarlarının oynadıkları menfi rol neticesi hem müstahsilin elinden mahsul değerinden aşağıya çıkmakta hem de mahreç piyasalarda rakiplerimizin mahsullerinden daha pahalı satılmaktadır. Rakiplerimiz iyi ambalâj, iyi fiat, iyi organizasyonla bizim üzümlerimizi daima piyasa harici bırakmıya çalışıyorlar ki, yukarıki rakamlardan bu işte muvaffak oldukları vuzuhla görülmektedir.
Devlet afyon meselesini nasıl bir devlet meselesi yaparak işe müdahale ettise üzüm meselesine de ayni asabiyetle müdahale etmesi ve bu mühim mahsulümüzü başı boşluktan kurtarması (gerekir).