[Edebiyat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu / Eylül 1932]
Ne zaman Türkçenin ıslah ve tedvini işi ortaya atılsa, daima, Pleiades devrine mensup Fransız şairlerinden birinin şu sözü hatırıma gelir: «Zavallı Fransızcacık; bakımsız, cılız fidan!.» Bundan yüzlerce yıl evvel yazılmış bir risaleden bu yarım cümle bugünkü Türkçe hakkındaki hissimin sadık bir ifadesidir.
***
Zavallı Türkçe; bakımsız, cılız…» Lâkin. Türkçe bir fidan değil ki…
O, bir kocaman çınardı. Önce Arabiyat ve Acemiyat mutasallıflarının, sonra da, bizim, biz Frengiyat snoplarının elinde bir melez lehçe haline girdi. Saffetini kaybetti. Kuvvetten düştü. Kendine uygun olmıyan kalıplar ve kılıflar içinde kötürümleşti. Sarardı, soldu, nihayet, bugün elimizde bulunan amelimanda battal âlet şeklini aldı. (more…)