[Şevket Süreyya Aydemir, İnkilabın Psikolojisi / Şubat 1932]
Durgun sular gibi, durgun cemiyetler de vardır.
Yeni kaynaklardan yeni dalgalar almıyan bu durgun sular içinde hayat, nasıl yosunlaşırsa, yeni kıymet hükümlerinden yeni hamleler almıyan bir durgun cemiyette de, terakki unsurları öylece dibe çöker, durulur.
Toprak üstünde durgun suların ve tarih içinde durgun cemiyetlerin bin bir misalini bulmak kabildir. Durgun cemiyet, kendi hareketsizliği ve heyecansızlığı içine çekilip, kendi kendine eriyen, eski kıymet hükümleri çürüyen, fakat yeni kıymet hükümleri vermiyen, ne sanatkâr, ne mütefekkir, ne de kahraman yetiştirmiyen, kısır ve nekes bir cemiyettir.
Bir durgun cemiyette, bütün cemiyet kuvvetlerinin otoritesi perişan ve fert ise bezgindir. Bir şeye karşı mücadele etmenin, bir şeye inanmanın ve yeni bir şey yapmanın heyecanı, bir durgun cemiyette yoktur.
Read the rest of this entry »