[İnkılâbın İdeolojisi, Şevket Süreyya Aydemir / Eylül 1932]
Bir cemiyetin kudreti, o cemiyet içindeki kuvvet unsurlarının âtıl haline göre değil, hareket haline göre hesap olunur.
Kendi çalışma ve yaratma kudreti tam tezahürünü bulamamış ve enerjisi kanında mahpus kalmış bir insandan, daha çaresiz bir mahlûk tasavvur olunabilir mi? Bir insanı hakirleştiren, bir insanı bizzat kendi nefsine karşı yıkan ve kıymetsizlendiren bu enerji ihtibasının, bir millet hacmini ve eb’adını alması ise âdeta muazzam bir ıstırap olur.
Üstünde yaşadığı tabiat maddesinin her mesamesinden bir kıymet unsuru intişar eden, fakat bir türlü işlenemiyen, bir türlü mağlûp edilemiyen bu vahşi maddenin üstünde kabiliyetini bir «sır» gibi gezdiren bir milletin bütün davasını bir tek kelimede ifade etmek kabildir: İş hasreti. (more…)