Archives for category: İsmail Hüsrev Tökin

[İsmail Hüsrev Tökin, Kronikler / Şubat 1932]

Son günlerde İstanbul gazetelerinde ve bazı iktısat mecmualarında gümüşün ve gümüş para tedavülünün ateşli müdafilerine tesadüf ediliyor. Bunlar, altının artık, – para maddesi olarak hüküm sürdüğü – tahtından indirilmesini, yahut hiç olmazsa bu tahtın kıyısında gümüşe de yer ayırılmasını istiyorlar.

Altının yanında gümüşe yer ayırmak, yani “Bimetalizm” yahut altını tahtından indirmek, yani kıymetlerin umumî ölçülüğü işini münhasıran gümüşe vermek gibi taleplerin bir nazariye teşevvüşünden başka bir şey olmadığını zannediyoruz.

Parayı; kıymet ölçüsü ve tedavül vasıtası olarak ikiye ayırmak lâzımdır. Bir tedavül vasıtası teneke parçasından, kâğıttan, gümüşten, altından imal edilebilir. Fakat bütün bu muhtelif maddelerden mamul paralar, hakikati halde birer remz, birer semboldür. Bunların her biri, kıymetlerin umumi ölçüsü olan, mücerret altını temsil ederler. Her birinin tedavül kıymeti, temsil ettikleri mücerret altınla kendi aralarındaki temsil nisbetinin daralıp genişlemesile taayyün eder. Read the rest of this entry »

[İsmail Hüsrev Tökin, Cihan İktisadiyatı / Şubat 1932]

Köy iktısadiyatındaki teknik inkılâpları, içtimaî münasebetler çerçevesi haricinde müstakil bir teknik hâdise olarak mütalea edemeyiz. Böyle bir mütalea usulü ancak bir ziraat teknisyeninin işi olabilir. Her teknik tahavvülün de cemiyet münasebetlerine tesir eden ve bu münasebetleri kırıp yenisini doğuran gizli bir kuvveti vardır. Bunun için teknik inkılâpların hakikî manasına ancak içtimaî bir görüş tarzile varabiliriz.

Konkre vakıalara ve bunların neticelerine bakalım: Read the rest of this entry »

[İsmail Hüsrev Tökin, İktsadi Kronik / Ocak 1932]

“Berliner Tageblat” gazetesinin 11 teşrinisani nüshasında Müttehidei Amerikanın muhtelif istihsal şubelerine mensup 20 hisseli şirketin kârlarını mukayeseli olarak gösteren bir cetvel neşredilmişti. Bu cetveli aynen naklederek karilerimize “hurafevî prosperite memleketinin” (!) geçirdiği buhranı göstermek isteriz.

Metalurji 19291 19301 19311
United Steel Cor. 147.6 92.1 17.3
Betlehem Steel 92.1 21.1 1.9
Joungstown Steel 17.3 7.0 4.5
Johns and Laughlin 17.6 8.8 0.7
Yekûn 214.1+ 129.5+ 15.0-
 
Otomobil sanayii
General motors 215.8 123.8 97.5
Chrysler 24.7 2.5 03.8
Studebaker 13.9 2.8 2.5
Hudson motor Corp. 13.4 1.3 0.8
Yekûn 267.8+ 130.8+ 103.2-
 
Elektrik sanayii
General electric 50.0 42.3 30.7
Westinghouse Electric 19.5 11.4 1.7
Yekûn 69.3+ 53.9+ 29.7-
 
Petrol sanayii
Shell Union Oil 18.7 0.8 24.7
Philips Petroleum 15.0 7.7 2.4
Atlantic Refined 13.7 4.8 2.4
Yekûn 47.4+ 13.3+ 29.3-
 
Kimya sanayii
Dupont de Nemur 57.2 41.5 36.8
Air red. Cor. 4.3 4.2 2.8
Atlas Powder 2.1 1.1 0.7
Yekûn 63.3+ 46.8+ 40.3-
 
Muhtelif istihlik sanayii
United Fruit Co. 16.9 10.3 7.0
Gillet Razor 11.4 8.8 3.4
William Rig. 8.5 9.1 8.5
National Cash Reg. 6.4 2.2 0.8
Yekûn 43.2+ 30.4+ 19.7-

Read the rest of this entry »

[İsmail Hüsrev Tökin, İktisadi Kronik / Ocak 1932]

Dünya konjunkturunun ritmik hareketi (ekspansiyon, prosperite, buhran, depresyon safhaları) normal seyrine girmekten çok uzaktır. Esasen böyle bir ihtimal de yoktur. Buhran yeni yeni ihtilâtlar tevlit ederek mütemadiyen derinleşiyor: Kapitalizm tarihinde görülmemiş bir devir.

1920 senesinden sonra Avrupa iktisatçıları, Amerikanın seri inkişafına bakarak, kapitalizmin artık buhransız, daimî bir yükseliş devrine girdiği hükmüne gelmişlerdi. Marxist geçinen sosyal-demokratlar bile “American prosperite”si karşısında kapitalizmin kurtuluşunu alkışlamışlardı. Fakat dünya iktisadiyatının için için işleyen yarası, 1929 senesinde birdenbire bütün cerahatını dışarı kusunca, bütün bu prosperite nazariyecileri binbir türlü tevil yollarına kaçtılar. Meselâ “Kondratiyef” gibi iktisatçılar başta olmak üzere birçok konjunktur ulâması, dünya konjunkturunun uzun mevceli safhalarından birinin arifesinde bulunulduğu, uzun bir depresyon safhasından sonra yine bir yükselişin başlıyacağı, binaenaleyh dünya iktisadiyatının strüktürel (bünyevî) değil, tamamen konjunktürel (piyasa icabı) bir hareket içinde olduğu nazariyesini ortaya attılar.

Read the rest of this entry »

[İsmail Hüsrev Tökin, Cihan İktisadiyatı / Ocak 1932]

İki buçuk senedenberi devam eden buhran, her memlekette o memleketin iktisadî bünyesine göre akisler bıraktı. Bazı memleketlerde malî müşkülât, siyasi teşevvüşler, bazılarında kredi darlığı, para (valuta) buhranı ilh… gibi muhtelif reaksiyonlar tevlit etti. Bunların içinde en şayanı dikkat ve Türkiye için tetkiki en şayanı istifade olanı hiç şüphesiz para (valuta) buhranıdır.

1929 senesi buhranı ile beraber sınaî istihsal hacmında şiddetli bir sukut başladı. Bu sukut sanayi memleketlerile ham madde müstahsili memleketler arasındaki mütekabil münasebetleri fevkalâde gevşetti. Sanayi memleketleri ham madde ithalâtile ham madde istihsalini finanse eden krediyi kesmek mecburiyetinde kaldılar. İstihlâk piyasaları kapanınca ham madde memleketlerinde dağlar gibi stoklar yığıldı ve ham madde fiyatları süratle düşmiye başladı.1

İstihsalin ve ham madde fiyatlarının süratle sukutu, tesirini ham madde memleketlerinin ticareti hariciyelerinde göstermekte gecikmedi. Meselâ 1928 senesine nazaran 1931 senesinin eylûlünde Avusturalyanın ihracatı %30, Brezilyanın %37, Arjantinin %55, Kanadanın % 36 gerilemiştir.

Read the rest of this entry »