[İsmail Hüsrev Tökin, Kronikler / Şubat 1932]
Son günlerde İstanbul gazetelerinde ve bazı iktısat mecmualarında gümüşün ve gümüş para tedavülünün ateşli müdafilerine tesadüf ediliyor. Bunlar, altının artık, – para maddesi olarak hüküm sürdüğü – tahtından indirilmesini, yahut hiç olmazsa bu tahtın kıyısında gümüşe de yer ayırılmasını istiyorlar.
Altının yanında gümüşe yer ayırmak, yani “Bimetalizm” yahut altını tahtından indirmek, yani kıymetlerin umumî ölçülüğü işini münhasıran gümüşe vermek gibi taleplerin bir nazariye teşevvüşünden başka bir şey olmadığını zannediyoruz.
Parayı; kıymet ölçüsü ve tedavül vasıtası olarak ikiye ayırmak lâzımdır. Bir tedavül vasıtası teneke parçasından, kâğıttan, gümüşten, altından imal edilebilir. Fakat bütün bu muhtelif maddelerden mamul paralar, hakikati halde birer remz, birer semboldür. Bunların her biri, kıymetlerin umumi ölçüsü olan, mücerret altını temsil ederler. Her birinin tedavül kıymeti, temsil ettikleri mücerret altınla kendi aralarındaki temsil nisbetinin daralıp genişlemesile taayyün eder. Read the rest of this entry »